🎠 Bonus SalıncağıÇocukla oyun üzerine ebeveynler için sakin, uygulanabilir notlar
Ana sayfa › Yaşa göre oyun türleri

Yaşa göre oyun türleri

Güncellendi:

Çocuğun oyunu, büyüdükçe biçim değiştirir. Altı aylık bir bebeğin ağzına götürdüğü çıngırak ile beş yaşındaki bir çocuğun kurduğu market oyunu aynı şey gibi görünmez, ama aralarındaki bağ güçlüdür: ikisinde de çocuk çevresini anlamaya çalışır. Aşağıda yaş dönemlerini yaklaşık aralıklarla ele alıyor, her dönemde ebeveynin işini kolaylaştıracak küçük ipuçları veriyoruz. Aralıklar kesin sınır değildir; bir çocuğun bir dönemin özelliklerini bir ay erken, bir ay geç göstermesi gayet olağandır.

Bir bakışta oyun dönemleri

Yaklaşık yaşÖne çıkan oyunEbeveyn ne yapabilir?
0 – 12 ayDuyusal keşif, bakma, tutma, ağza götürmeYakın temas, ses ve yüz ifadeleriyle karşılık vermek
1 – 2 yaşDoldur-boşalt, itme-çekme, ilk yürüyüş denemeleriGüvenli bir keşif alanı hazırlamak
2 – 3 yaşTaklit, basit sembolik oyun, yan yana oynamaGündelik işleri birlikte oyuna çevirmek
3 – 5 yaşRol yapma, hikâye kurma, birlikte oynamaHikâyeye eşlik etmek, sıra beklemeyi desteklemek
6 yaş ve üstüKurallı oyunlar, yapboz, takım oyunlarıKazanma ve kaybetme duygusuna sakin yer açmak

İlk yıl: dünyayı duyularla tanımak

Bebek için oyun, bir yetişkinin yüzüyle başlar. Gülümseme, ses tonu ve göz teması ilk oyuncağın kendisidir. Birkaç ay sonra çocuk, elini ağzına götürmeyi ve nesneleri tutup bırakmayı keşfeder. Bu dönemde sallanan çıngırak, yumuşak kumaş toplar ve renkli ama temizlenebilir malzemeler yeterlidir. Ağıza gittiği için, bu yaşta oyuncakların küçük parçalara ayrılmaması ve kolay yıkanabilir olması önemlidir.

Bir ile iki yaş: hareket ve tekrar

Yürümeye başlayan çocuk için ilk işlev bir şeyi taşıyıp yere bırakmak, sonra yeniden toplamaktır. Aynı hareketi onlarca kez tekrar etmesi sıkıcı görünse de çocuk için öğrenmenin ta kendisidir. Kutular, kapaklı kaplar, itilince yuvarlanan oyuncaklar bu dönemde ilgi çeker. Yetişkinin görevi, kırılacak ya da yutulacak eşyaları kaldırıp çocuğa "evet" diyebileceği bir oda bırakmaktır.

İki ile üç yaş: taklit ve ilk kurgu

Çocuk artık sizi taklit eder: telefonla konuşur, tencereyi karıştırır, bebeğini uyutur. Sembolik oyun denen bu davranış, hayal gücünün ilk basamaklarındandır. Bu yaşta çocuklar başka çocuklarla yan yana oynar ama genellikle aynı oyunu paylaşmaz; birbirlerinin yanında, ama kendi oyunlarında yer alırlar. Paylaşmayı henüz tam öğrenmemiş olmaları gelişimsel bir durumdur, ahlaki bir eksiklik değil.

Bu yaşta işe yarayanlar

Üç ile beş yaş: hikâyeler ve arkadaşlık

Bu dönemde oyun, karakterlerle ve olay örgüleriyle zenginleşir. Çocuk doktor, ateşçi ya da bir hayvan olur. Birlikte oynama ve sıra bekleme gibi sosyal beceriler gelişmeye başlar; tartışmalar da bu yüzden artar. Ebeveyn her çatışmaya hemen müdahale etmek yerine, önce çocukların kendi çözümünü denemesine fırsat tanıyabilir; yine de bir taraf incinecekse araya girmek yerindedir.

Altı yaş ve sonrası: kurallar ve strateji

Okul çağında kuralı olan oyunlar öne çıkar. Hafıza kartları, kutu oyunları, saklambaç ve takım oyunları, hem kurallara uymayı hem kaybetmeyi öğrenmenin güvenli yollarıdır. Kaybetmenin ilk dönemlerde öfke yaratması olağandır; çocuğa "üzüldüğünü görüyorum" demek, sonucu düzeltmeye çalışmaktan daha yararlı olabilir.

Yaş etiketi neyi anlatır?

Oyuncak ve oyun kutularındaki yaş etiketi, çoğunlukla ürünün güvenliği ve kullanım kolaylığı hakkında bilgi verir; çocuğun zekâsıyla ilgili bir yargı taşımaz. Yaşı küçük bir çocuğa daha büyüklere yönelik ürün vermek özellikle küçük parça içeriyorsa risk doğurabilir.

18 yaş altındakiler için uygun değildir. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; herhangi bir platformu önermez.